Bu söyleşide , zorla yerinden edilme süreçlerini uluslararası insan hakları hukuku, sosyal adalet ve toplumsal hafıza ekseninde ele alacağız. Zorunlu göçün yalnızca güvenlik veya kalkınma politikalarının bir sonucu değil; mülkiyet hakkı, barınma hakkı, kültürel varlıkların korunması ve insan onuru ile doğrudan bağlantılı çok boyutlu bir hak ihlali alanı olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktayız.
Bu çerçevede bu söyleşide, zorla yerinden edilmenin yalnızca bir mekân kaybı değil; aynı zamanda bir bellek, kimlik ve gelecek kaybı olduğunu tartışmaya açmayı amaçlıyoruz.
Murat Sarı kimdir?
1997 doğumlu. Amed’de yaşıyor. Konuya ilişkin süreçlerin aynı zamanda bir tanığı ve öznesi. 2023 yılında Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Amed Barosu’na bağlı olarak Amed’de serbest avukatlık mesleğini icra etmekte. Hukuki bağlamıyla Göç ve Ekoloji konuları ile ilgileniyor. Bu kapsamda göç alanına ilişkin çalışmalarını GÖÇ-Der bünyesinde yürütüyor.
Çalışmalarının odağında, zorla yerinden edilme, göç, mülksüzleştirme ve bunların bireyler ile toplumlar üzerindeki sosyal, hukuki ve psikolojik etkileri yer alıyor. Özellikle zorunlu göç süreçlerinin sadece mekânsal bir hareketlilik değil; kimlik, aidiyet, bellek ve toplumsal yapı üzerinde derin kırılmalar yaratan bir insan hakları meselesi olduğunu vurgulayan bir perspektifle çalışıyor.
Aynı zamanda bu süreçlerin kentleşme, yoksullaşma, toplumsal dışlanma ve yeni eşitsizlik biçimleriyle nasıl iç içe geçtiği üzerine de yoğunlaşıyor. Ekolojiye ilişkin çalışmalarını ise ÖHD Amed Ekoloji Komisyonu ile birlikte yürütüyor.





