On yıl gibi kısa bir süre içinde dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan Türkiye, geçtiğimiz yıl itibarıyla bu konumdan ikinci sıraya geriledi, kayıtlı Suriyelilerin sayısı 3.7 milyondan 2.3 milyona indi. 2013 sonrasında daralan dış sermaye girişleri, artan dış borç yükü ve yoksullaştırıcı büyüme dinamikleriyle birlikte, milyonlarca göçmen ve mülteci çalışma izni olmaksızın enformel sektörün içine çekildi. Bu süreç, yalnızca istihdam yapısını değil, emek rejiminin kendisini de dönüştürdü. Ucuz, güvencesiz ve kolayca ikame edilebilir bir “kullan-at emek” kitlesi, üretim süreçlerinin temel dayanaklarından biri haline geldi. Ancak son yıllarda hız kazanan geri dönüş ve sınır dışı politikaları, aynı emek gücünü bu kez ıskartaya çıkarılan hayatlara dönüştürüyor; bu yeni emek rejiminde ıskartaya çıkarılanın yerini vatandaş alıyor. Bu söyleşide, Türkiye’nin son 10 yılını incelerken, göç politikalarını ekonomi politiğin merceğinden ele alacağız. Göçmen emeğinin sermaye birikim rejimi içindeki işlevini, kriz dönemlerinde değişen devlet stratejilerini ve emek piyasasında vatandaş ile göçmen arasındaki yeniden kurulan hiyerarşileri tartışacağız. Göç politikalarını yalnızca insani ya da güvenlik eksenli bir mesele olarak değil, sınıf ilişkileri ve ekonomik yeniden yapılanma bağlamında ele alacak; Türkiye’nin son on yılını göç, emek ve kriz dinamikleri arasındaki karşılıklı etkileşim üzerinden yeniden değerlendireceğiz.
Sibel Karadağ kimdir?
Dr. Karadağ, Kadir Has Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi ve lisansüstü program direktörüdür. 2021/2022’de Mercator Stiftung–İstanbul Politikalar Merkezi araştırmacısı, 2018/19’da ise Yale Üniversitesi’nde misafir araştırmacı olarak bulunmuştur. Lisansını Sabancı Üniversitesi Sosyal ve Siyasal Bilimler’de; ilk yüksek lisansını Sabancı Üniversitesi Avrupa Çalışmaları’nda; ikinci yüksek lisansını London School of Economics (LSE) Sosyal Politika Bölümü’nde; doktorasını ise 2020 yılında Koç Üniversitesi’nde tamamlamıştır.
Çalışmaları eleştirel sınır çalışmaları, göç ve hareketlilik, emek rejimleri, siyaset sosyolojisi ve siyaset felsefesi alanlarında yoğunlaşmaktadır. Kitap katkılarının yanı sıra makaleleri Geopolitics, Security Dialogue, Journal of Refugee Studies, Turkish Studies ve Comparative Migration Studies gibi dergilerde yayımlanmıştır. Yakın dönemde TREATMi (Doctors on the Move: Transnational Research into Healthcare Migration) projesinin ve AB COST Aksiyonu “Data Matters: Avrupa Göç ve Sınır Kontrolünün Sosyo-teknik Zorlukları”nın yürütücülüğünü üstlenmiştir. Avrupa’nın en büyük akademik platformu olan European International Studies Association (EISA) ile sınır bölgelerindeki şiddet ve hak ihlallerini araştıran Border Forensics’in yönetim kurulu üyesidir. On yılı aşkın süredir sınır bölgelerinde (Midilli, Ege Denizi, Meriç nehri) etnografik araştırmalar yürütmektedir.


