Cumur ÜLKER ile
Roman Soykırımı ve Hafızanın Mücadelesi

Moderatör: Elmas KÖÇKÜN
8 Nisan 2026

Bu söyleşide Roman halkının Avrupa ve dünya tarihinde maruz kaldığı soykırım, katliam, sürgün ve sistematik ayrımcılık tarihini hafıza politikaları çerçevesinde ele alacağız. Roman Soykırımı (Porajmos/Samudaripen) yalnızca Nazi dönemine ait bir trajedi değildir; köleleştirmeden zorunlu yer değiştirmelere, pogromlardan kültürel silmeye kadar uzanan uzun bir şiddet tarihinin parçasıdır.

Konuşmanın çıkış noktası şu sorular olacak: Roman soykırımı neden hâlâ dünya hafızasında görünmezdir? Romanların yaşadığı tarihsel şiddet neden çoğu zaman tarihin kenarına itilir? Roman halkının hafızası neden çoğu zaman başkaları tarafından anlatılır?

Bu sorular üzerinden Roman halkının tarihsel deneyimini, epistemik ve ontolojik şiddet kavramlarıyla birlikte değerlendirecek; hafızanın yalnızca geçmişi anmak değil aynı zamanda bugünün ırkçılığına karşı bir mücadele alanı olduğunu tartışacağız. Roman soykırımının unutulmasına karşı hafızayı politik bir direniş biçimi olarak ele alacağız.

Cumur Ülker kimdir?

Cumur Ülker, Roman/Çingene kimliği, tarihsel hafıza, soykırım çalışmaları ve dekolonyal teori üzerine çalışan bağımsız bir araştırmacı ve yazardır. Çalışmaları özellikle Roman halkının tarihsel deneyimlerini sömürgecilik, iç koloni, epistemik şiddet ve ontolojik şiddet kavramları üzerinden ele alır.

Örgütlü bir Roman mücadelesi yürütmenin yanında; Romanların köleleştirilmesi, Porajmos (Roman Soykırımı), Avrupa’da Roman karşıtı pogromlar ve Türkiye’de Romanların maruz kaldığı yapısal dışlanma gibi konular üzerine araştırmalar yürütmektedir. Yazılarında Roman halkının tarihinin yalnızca bir mağduriyet anlatısı olarak değil, aynı zamanda direniş, kültür ve özneleşme tarihi olarak okunması gerektiğini savunur.

Akademik yazılar, söyleşiler ve kamusal metinler aracılığıyla Roman hafızasının görünür kılınmasına katkı sunmayı amaçlayan Ülker, Roman epistemolojisi, dekolonyal düşünce ve sosyalist perspektifi bir araya getiren çalışmalar üretmektedir. Çalışmaları Roman karşıtı ırkçılığın tarihsel köklerini tartışırken aynı zamanda hafıza, adalet ve yüzleşme meselelerini gündeme getirmektedir.