Suriye’de yeni rejimin inşa sürecinde Aleviler, Esad döneminin günah keçileri ilan edildi. Kolayca bedel ödettirilen, yeni süreçlerde yok sayılan, kamudan ve ekonomik alandan dışlanan, itirazları linçle karşılanan bir inanç grubu haline geldiler. Toplumsal bileşenler içinde en dokunulabilir, kırılgan ve mahrum halkaya dönüştürüldüler.
Suriye’deki süreçlere yön veren uluslararası aktörler de bu bedeli ‘sorun’ etmedi ya da ‘kaçınılmaz bir sonuç’ olarak gördü. Aleviler, örgütlü silahlı koruma güçlerine sahip Kürtler ya da Dürziler lehine devreye giren uluslararası korumadan da yoksun bırakıldı.
Alevilere karşı ayrımcı ve insanlık dışı yaklaşım, aynı zamanda IŞİD ve El Kaide’den doğup bugünlere gelen yapıların iktidar yolculuğunu meşrulaştıran anlatıya hizmet ediyor. Yeni yönetim, katliamların yaşandığı dönemdeki ürkütücü söylem ve tutumdan kısmen uzaklaşmış bir görüntü verse de özellikle mezhebi ve dini azınlıkların eşitlik temelinde değil, yeni rejime sadakatleri oranında var olabilecekleri bir siyasal ve toplumsal düzen şekilleniyor. Bu durumun tersine çevrilmemesi halinde, dini azınlıkları kuşatan ağır çekimde bir mezhebi soykırımın sürme tehlikesi bulunuyor.
Uluslararası aktörlerin bu tablo karşısındaki tutumu ne anlama geliyor? Kürtler ve Dürziler gibi örgütlü savunma güçlerine sahip topluluklar için devreye giren uluslararası mekanizmalar, neden Aleviler söz konusu olduğunda görünmez oluyor? Bu sürecin devamı, dini azınlıkları kuşatan ağır çekimde bir mezhepsel tasfiyeye mi işaret ediyor? Yeni rejim altında Aleviler için nasıl bir siyasal ve toplumsal gelecek şekilleniyor? Bu söyleşide; mezhepçilik, iktidar inşası ve uluslararası siyasetin rolünü birlikte tartışacak; Suriye’deki gelişmelerin bölgesel ve toplumsal sonuçlarını değerlendireceğiz.
Fehim Taştekin kimdir?
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Enstitüsü’nde master programına katıldı, bitiremedi. Gazeteciliğe 1994’te muhabir olarak başladı. Yeni Şafak, Son Çağrı, Yeni Ufuk, Tercüman, Radikal ve Hürriyet gazetelerinde çalıştı. Ajans Kafkas’ın kurucu editörü olarak Kafkasya üzerine çalışmalar yürüttü. 2016’da kapatılıncaya kadar Radikal’de, 2016-2021 ve 2022-2025 yılları arasında Gazete Duvar’da yazdı.
Buna paralel olarak 2013’ten itibaren Washington merkezli Al Monitor ve BBC Türkçe için analiz yazıları kaleme aldı. Mayıs 2025’ten beri Evrensel Gazetesinde yazıyor. Ayrıca kendi YouTube kanalında düzenli olarak yayın yapıyor. İMC TV, Medyascope TV, +Gerçek TV ve Gazete Duvar’da dış politika programları yaptı. “Suriye: Yıkıl Git Diren Kal”, “Rojava: Kürtlerin Zamanı” ve “Karanlık Çöktüğünde” adlı kitaplara ve Kafkasya üzerine raporlara imza attı.





