Gazeteci ve yazar Pınar Öğünç, yıllardır savaşın, göçün, yoksulluğun, felaketin ve direncin içinden konuşan insanların hikayelerini anlatıyor. Onun yazılarında “büyük siyasetlerin” gölgesinde kalan, görünmezleştirilen hayatlar yeniden görünür oluyor. Yoksullar, göçmenler, savaş mağdurları, depremzedeler, gündelik hayatın görünmeyen emekçileri… Pınar Öğünç, son yıllarda edebiyatla iç içe geçen yazılarında, sessiz kalanların, unutulanların, “gösterilmeyenlerin” hikayeleriyle yeni bir anlatı dili kuruyor. Bu söyleşi, “büyük resimde kaybolanları yazmak” fikrinin izini gazeteciliğin ve edebiyatın evreninde sürecek, tanıklığın gücüne odaklanacak.
Bu buluşmada, Pınar Öğünç ile birlikte şu soruların peşine düşeceğiz: Bir insan hikayesi, savaştan, göçten, çağın gerçeklerinden söz etmenin en hakiki yolu olabilir mi? Gazetecilikle edebiyat nerelerde buluşur, nerelerde ayrılır? Biz “büyük resim”e bakarken kimleri göremiyoruz?
Pınar Öğünç kimdir?
Pınar Öğünç İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu. Yirmi iki yaşındayken, bir haber dergisindeki iş görüşmesine yazdığı öykülerle gitti. Çeşitli dergi ve gazeteler ile online mecrada muhabir, editör, köşe yazarı olarak çalıştı. Daha çok edebiyatla kesişen bir gazeteciliğe yakın durdu.
Kitapları:
Jet Rejisör Çetin İnanç (röportaj, Roll Kitapları, 2006; İletişim Yayınları, 2016)
İnce İş (röportaj, İletişim Yayınları, 2009)
Asker Doğmayanlar (röportaj, Hrant Dink Vakfı Yayınları, 2013)
Aksi Gibi (öykü, İletişim Yayınları, 2015; Kolektif Kitap, 2023)
Cotturuk Defterleri (Can Çocuk, 2019), Beterotu (öykü, İletişim Yayınları, 2019)
Pandemi Zayiatı (röportaj, İletişim Yayınları, 2021)
Şu Anda Burada mıyız? (roman, Kolektif Kitap, 2023)





